Yard. Doç. Dr. Gülden YAZAN
Ziraat Yüksek Mühendisi
Uzman Tarım Danışmanı

Sertifika No: 209-151

(0536) 218 87 03

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Flue Cured Tütünlerinin Kurutulması

           

 

Kurutma, flue-cured tütünlerinde verim ve kaliteye etki eder. Uygun kurutma koşulları, yaprakların en iyi özelliklerini açığa çıkarır ancak sonuç olarak kalite, kurutmadan çok hasat sırasındaki yaprak karakteristiklerine bağlıdır. Kurutmada optimum sonuçlar sadece üniform ve tam olgun ürünlerde gözlenebilir. Tarladan alınan iyi yapraklar, uygun olmayan elle işleme, depolama problemleri, eksik kurutma veya kurutma vasıtalarının yetersiz olması nedeniyle kısmen veya tamamen bozulur, zarar görür.

Yüksek nem içeriğine sahip yapraklarda kalite bakım şartları nedeniyle kurumadan sonra azalabilir. Böyle yapraklar kırmızılaşır ve depodaki tütün stoklarında küflenmeler olur.

 

YAPRAKLARIN KURUTMAYA HAZIRLANMASI

 

HASAT

Tütünde kaliteyi etkileyen en önemli faktörlerden biri hasat sırasındaki yaprakların olgunluğudur. Hasatta alt yaprakların (lugs) fazla olgun, orta (cutter, middle) ve uç(tips) yaprakların olgun olması kurutmada en iyi sonucu verir.

Kurutmanın kalitesi hasat edilen yaprakların bitki üzerindeki yerlerine ve olgunluklarının üniform olmasına bağlıdır. Bitkilerin böyle bir yapıya ulaşmaları için aynı yaş ve büyüklükte, tütünün yetiştiği tarla toprağının da eşit besin elementlerine sahip olması gerekir. Tarla üniformluğu ile yaprakların üniform büyüme ve gelişme göstermesi kalite için son derece önemli faktörlerdir.

Hasatta alt ellerden iki yaprak, orta ellerden ise üç yapraktan daha fazla alınmaz.. Dip ve orta yapraklar( lugs, cutters, middle) bitkinin %30’unu kapsar, bu yapraklar ince ve kurumaları oldukça zordur. Son kırımda uçlardaki yapraklar özellikle serin ve yağışlı havalarda çok yavaş olgunlaştıklarından az sayıda ve dört veya beş yaprak olarak toplanırlar. Yağışlı havalar sırasında veya şiddetli yağmurlardan sonra iki üç gün hasat yapmamak en iyi uygulamadır. Bu koşullar altında yapraklar geçici olarak eski durumuna dönerler ve yeniden besin alımı başladığından olgun özelliklerini kaybederler. Bu yaprakların kuruması zordur ve son kalite genelde kötü olur.

Eğer toprak besin elementlerince zengin, rutubeti az ise yağışlı havaların etkisi çok daha fazla önem taşır. Yapraklar kırım zamanında zarar görürler. Elle toplama yapılırken kırılma veya yırtılmaya karşı dikkatli olmak gerekir. Özellikle yağışlı havalarda ve sabah erken saatlerde yapılan kırımlarda dikkatli olmalıdır.

Hasat ve kurutma operasyonları ile ilgili olarak bazı ön hazırlıklar yapılmalıdır. Örneğin hangi hasat tipinin kullanılacağına ve uygun ambar tipine karar verilmelidir. Bu kararlar hasat dönemine kadar alınmalı ve zamanında hasat için gerekli olan işçi ve ekipman temin edilebilmelidir. Üretici eğer kırım hasadına karar verirse mevcut uygulamadan 7-10 gün daha önceden kırım için ön hazırlıklar yapılmalıdır. Tarladaki bütün yapraklar aynı renge sahip olduğunda yapılan yaprak hasadı kuru yaprak kalitesinin yükselmesine sebep olur.

Mekanik hasat ile arızalı yaprakların kırılma problemi en aza indirilir çünkü kırılan yapraklar hemen yükleyicilere yerleştirilir. Mekanik olarak hasat edilen tütün yapraklarının fiziksel kalitesinin iyileştirilmesi için tozlu, yeşil, kırmızı ve fazla olgun gibi istenmeyen özellikteki yapraklar, yabancı otlar, sürgün yaprakları ve diğer yabancı maddeler uzaklaştırılmalıdır. Sürgün yaprakları önceden kontrol kimyasalları ile uzaklaştırılmalıdır.

Hasat tamamlandığında sürgün yaprakları ve diğer arzu edilmeyen renkteki yapraklar hareketli bir band üzerinden geçirilerek elle toplanır ve uzaklaştırılır. Böylece üzerlerine yapışan tozlar da temizlenir.

Uygun hasadın anlamı, yaprakları tam olgun durumda bitkiden toplamaktır. Tam olgun durumda hasat yapıldığında kurutma problemi olmaz, kalite, renk ve ağırlık istenen ölçüde olur. Diğer taraftan olgunlaşmadaki gecikme kalite ve ağırlık kaybına sebep olur.

En iyi kalite için en ideal zaman yaprak uçlarının sarardığı, senesensin ilk görüldüğünde yapılan hasattır. Doğru zamanda yapılan hasat, ürünün kalite ve verimini geliştirir. Önce bitkinin alt kısımlarındaki lugs ve primings yapraklar olgunlaşır, uç yapraklar en son olgunlaşırlar, ancak uçaltı ve uç yapraklar birlikte hasat edilirler. Sadece üç veya dört hasat ile yapraklar guruplar halinde toplanırlar.

 

HASATTAN SONRA YAPRAK DEĞİŞMESİ

Yapraklar bitkiden toplandığı zaman zengin klorofil pigmenti nedeniyle yeşil renktedir. Bu renk yok oluncaya kadar yaprakta biyolojik aktivite ile yaşam devam eder. Hasattan sonra gözlenen ilk durum yeşilden sarıya doğru renk değişmesidir. Yaprakta bulunan klorofil tahrip olarak sarı pigmentler öne çıkmaya başlar. Aynı zamanda nişasta şekerlere dönüşür. Solunuma bağlı olarak ağırlık kısmen azalır.

 

YAPRAK OLGUNLUĞU KALİTEYİ NASIL ETKİLER

En kaliteli kurutma, tütün yaprakları tarlada olgun hale geldiğinde olur. Olgunluk aşamaları, erken olgun(premature), olgun(mature), fazla olgun(ripe), geçkin(overripe) olarak tanımlanır. Olgun durumda tütün hasat edildiğinde fazla olgun duruma göre renk, kalite ve ağırlık bakımından kurutma en yüksek düzeydedir.

Geçkin tütün yaprakları ne kadar uygun kurutma tekniği uygulansa da renk, verim ve satış değeri yüksek olmaz. Önemli olan, tütün yapraklarının fazla olgunlaşmadan tam olgun durumda bitkiden toplanmasıdır.

 

ÜNİFORM OLGUNLUK

Tütün kalitesi ambar içinde üniform olgunlukta yaprakların bulunmasına bağlıdır. Aynı ambar içinde farklı olgunluk aşamalarındaki yaprakların kurutulması ile kalite elde etmek hemen hemen imkansızdır. Tütünler ancak yeknesak olgunluk aşamasında başarılı olarak kurutulabilirler. Tam olgunlaşmadan önce fakat hepsi aynı yaprak olgunluğuna sahip olarak hasat edilseler bile uygun kurutma kalitesi elde edilemez.

Eğer üretici, hasat işlemini hafta içinde yapıyorsa ve hasatlar aynı anda farklı olgunluktaki yapraklardan oluşuyorsa iyi bir kurutma elde etmek çok zordur.

Diğer taraftan ekstra ambarlar kullanarak ve çift hasat yapılarak farklı olgunluktaki yapraklar ayrılabilir ve iyi bir kurutma sağlanabilir.

 

HASAT MAKİNALARININ KULLANILMASI

Hasat makinalarının kullanılması durumunda bazı noktalara dikkat edilmelidir.

  1. 1.Tarlada elverişli dönüş alanları bulunmalıdır. Hasat makinasının kullanılan makinaya bağlı olarak 4.5-9 metre dönme alanına ihtiyacı vardır.
  2. 2.Yabancı otlar yok edilmeli, herbisit kullanılmalıdır.
  3. 3.Sıra başlarındaki dönüş alanlarının yabancı otlardan temizlenmiş, düzgün yüzeyli olmaları sağlanmalıdır.
  4. 4.Sıralar mümkün olduğunca uzun tutulmalıdır. Uzun sıralar taralanın elverişli kullanılmasını sağlar.

 

BAĞLAMA VEYA BALYALAMA (BULKİNG)

 

Toplama tamamlandıktan sonra yapraklar kayıklar veya yükleyicilerle ambarlara alınırlar ve çıtalara bağlanırlar veya yığın şeklinde kuruma için çerçevelere bastırılırlar.

Yığın çerçeveleri mekanik hasat için kullanılan bir ekipmandır ve tarlada hasat sırasında çerçeveler hazır bulundurulur. Elle yapılan işlemde yapraklar sicimle bağlanarak çıtalara ilmiklenirler. Makine ile bağlamada ise yapraklar ya iki katlı olarak veya ayrılarak çıtalara ilmiklenir. Balya metodunda yapraklar çerçevelere üstten tahta ile bastırılarak doldurulur.

Balyalama sırasında kırılma ve yırtılmayı en az seviyede tutarak yapraklar dikkatle toplanır. Sap kısmından yaklaşık 5 cm mesafeden ilmiklenir. Yükleme için elevatör(taşıyıcı) kullanılır. Çerçevelere dikkatli ve homojen bir yükleme ile balyalama sırasında zarar en aza indirilir. Her çıtada yaklaşık aynı sayıda yaprak yüklenir.

Elle bağlamada çıtalara yüklenen yaprak sayısı çerçevedeki bir sayıcı ile hemen kontrol edilir. Makine ile bağlamada yaprak sayısı tahminlenir, bu durumda çerçevelerde farklar olabilir. Bulk(yığın) kurutma ile ilgili başlıca problemlerden biri yükleme hatalarıdır. Bütün çerçeveleri aynı yoğunlukta yüklemek işçiler için oldukça zor bir iştir. Bulk kurutmada başarı her çerçevenin uygun ve üniform yüklenmesine bağlıdır. Bulk çerçevelerinin öncelikle köşe ve kenarları doldurulur, merkez kısmı fazla doldurulmaz. Çerçeve içinde yapraklar arasında uygun hava akımı olmazsa yaprak girintileri çukurları kurumaz. Tütün tipi ve koşulları, bulk çerçevelerinin ne sıkılıkta depolanması gerektiğinin bir ölçüsüdür.

Nemli tütünler hasat edilmezler ve bulk çerçevelerinde kurutulmazlar. Yaprakların tüm yüzeyinin neminin uzaklaşması ve kurumaları için beklenir. Eğer nemli tütün yaprakları hasat edilmişse denkleme yapılmaz sadece hava akımına engel olacak şekilde doldurma yapılır. Sabahları tütün yaprakları genelde turgor halindedir, nemli ve şişkindir. Ancak öğleden sonra tamamen soldurulabilir. Ancak solmuş tütünlere şişkin tütünler gibi sıkı paketleme yapılmaz.

Yığın kurutmada ambardaki bulk çerçevesinin aynı ağırlıktaki yapraklardan oluşması için en iyi yol, balyalama işleminin bir platformda yapılmasıdır.

Normal ölçülerdeki bulk çerçeveleri 0.30-1.50 m ölçülerindedir. Yaprak büyüklüğüne ve yaprakların bitki üzerindeki yerlerine bağlı olarak 50-70 Kg ağırlığında yapraklardan oluşması gerekir. Çerçeve içinde yapraklar arasında kalacak boşluk istenmeyen bir hava akımı yaratır. Sonuç olarak üniform olmayan bir kuruma meydana gelir.

Elle bağlamada her el için üç yaprak genelde yeterlidir ancak küçük boyuttaki uçlaı için dört yaprak tercih edilir.

 

AMBARA YÜKLEME

Her çıtadaki yaprak sayısı ile ambardaki çıta sayısı yaprakların bitki üzerindeki yerine bağlı olarak değişir. Sararmanın oranı ve sarı rengin arzu edilmeyen koyulaşmaya doğru değişmesi en hızlı alt yapraklarda en yavaş uç yapraklarda olur. Orta ellerin yaprakları ikisinin arasında bir değişme gösterir.

Arzu edilen sarı renge ulaşmak için alt yapraklar diğer el yapraklarına göre daha hızlı kurutulmalıdır.

Alt ellere ait yaprakların bulunduğu çıtalar arasında yeterli hava boşluğu bırakılmalıdır, serbest hava akımına izin verilmelidir. Bu sebeple erken soldurma yapılır ve gerekirse hızla kurutulur.

 

Çizelge 1. Doğal koşullar altında standart ambar ölçülerine göre önerilen yükleme

 

Yaprağın bitki üzerindeki yeri

Her elden alınan yaprak sayısı

Her çıtadaki el sayısı

Bağlı çıtalar arasındaki aralık(cm)

Her ambardaki çıta sayısı

Alt yapraklar

(lugs)

3

28

23-25

1080-1160

Orta yapraklar

(cutters)

3

28-30

21-23

1160-1240

Uçaltı yapraklar

(middle)

3

30-32

19-21

1240-1400

Uç yapraklar

(tips)

3 veya 4

30-36

18-20

1320-1480

 

Her yaprak gurubunun çıta aralıkları ile hava akımı yaprak büyüklüğü ile kuruma sırasındaki hava koşullarına bağlıdır. Örneğin serin ve yağışlı havada büyük alt yapraklar için ambar yüklemesi 1080 çıta ile sınırlanır. Aynı şekilde ılık ve kuru havada küçük alt yapraklar için yükleme 1160 çıta olarak belirlenir. Ancak ambar yükünün üç yapraklık 28 elden oluşan 1080 çıta yükünden daha az olmaması gerekir. Veya dört yapraklık 36 elden oluşan 1480 çıta yükünden daha fazla olmamalıdır. 2.8 hektarlık bir alanda her bitkiden alınacak iki alt yaprak için standart alan 60-100cm boyutlarındadır ve ambar için minimum yükleme verir. Benzer olarak 3.4 hektar alanda her bitkiden alınacak dört uç yaprak veya 2.6 hektar alanda her bitkiden alınacak beş uç yaprak ambarı maksimum seviyede dolduracaktır.

Birçok ambarda çıtalar dikey asılarak çıta arasında üniform boşluk yaratılır ve çıtaların eğilip bükülmesi engellenir. Bu avantajlara rağmen bitki üzerindeki yaprak pozisyonuna bağlı olarak ayarlanabilir kuruma koşulları oluşturulamaz. Çıtalar arasındaki aralıklar lugslar için biraz daha uzak, tips için biraz daha yakın primings için ikisinin arasındadır. Çıtalar arası en uygun mesafe 22 cm dir. Bir gün içinde standart ölçülerdeki ambarın tam doldurulması en iyi sonucu verir. Küçük üretim yapılan alanlarda ambar yarım ölçü (600çıta) kullanılır veya standart ölçüdeki ambar iki bölüme ayrılır. Kırılan yaprakların 24 saat içinde kuruması için ambar içinde uygun çevre koşulları sağlamak oldukça zor olmasına rağmen üreticiler, ambarı bölmeden iki günden fazla sürede yükleme yaparak doldururlar. Böyle koşullarda yapraklar daha yavaş kuruyacaklarından ikinci gün yapraklardan arzu edilen sonuç elde edilebilir.

Bulk ambarlarını yüklemede çerçevelerdeki yapraklar arasından hava hareketine imkan verecek şekilde çerçeveler sıkıca itilir, birbirine yaklaştırılarak aradaki boşluklar kapatılır ve yükleme kapıları örtülür.

 

KURUTMA ARAÇ VE EKİPMANLARI

 

AMBARLAR

Doğal akımlı kuruma sağlayan geleneksel ambarlarda altı oda bulunur ve kapasite 1200 çıtadır. Bazı ambarlarda dört veya beş oda bulunur ve kapasitesi daha küçüktür. Küçük kapasiteli ambarlar geleneksel olanlara göre daha sağlam imal edilirler ve çıtalar üzerindeki tütünlere üzerlerinden hava akımı geçirilerek kurutulurlar. Küçük kapasiteli ambarlarda daha az çıta kullanılır ve çıtalar arasında eşit aralıklar olur.

Bulk kurutma küçük kapasiteli ambarlarda yapılmaktadır. Çünkü yapraklara basınç uygulanır. Bulk ambarları iyi yalıtılmış metal levha veya ahşap kontrplaktan sağlam olarak inşa edilir. Çıta veya bulk çerçeveler ile güdümlü hava akımı ile kurutmada yalıtılmış ve sağlam ambarlar inşa edilir. İyi inşa edilen ambarlarda düzgün bir kuruma ile en az yakıt tüketimi sağlanır. Küçük kapasiteli ambarlar ya çıta veya bulk kurutma için planlanır ve özel kuruma üniteleri bakımından oldukça kullanışlıdır.

 

KURUTMA EKİPMANLARI

Başarılı bulk kurutma, uygun iş ekipmanları ile mümkündür. Hata veren ekipmanlar ile kötü kurutma elde edilir ve sonuçta değer kaybı olur. Kurutma mevsiminden önce her yıl bütün bulk ekipmanları kontrol edilmelidir.

 

BULK KURUTMA İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER

  1. 1.Her iki yılda bir yağ pompası sistemi temizlenmelidir.
  2. 2.Yağ pompası başlığı en az bir sonraki yıl için değiştirilmelidir. Temelde yıllık değiştirme tercih edilir, yıl bitince tekrar temizlenir.
  3. 3.her yıl yakıt filtresi değiştirilmelidir.
  4. 4.Elektrodlar temizlenmeli ve parlatılmalıdır.
  5. 5.Bütün makine parçaları mil, yatak gibi kontrol edilmelidir.
  6. 6.Kayış ayarları yapılmalı, zarar gören kayışlar yenilenmelidir.
  7. 7.Havalandırma pervaneleri temizlenmelidir.
  8. 8.Termostat ve elektrik kontrol tabloları temizlenmeli, kuş yuvası gibi kirlilikler uzaklaştırılmalıdır.
  9. 9.kırık ve çatlak kapilar tüpler kontrol edilmelidir.
  10. 10.Ambar kapıları ayarlanmalı gerekirse yenilenmelidir.
  11. 11.nem lambalı termometrelerin lambası temizlenmeli veya yenilenmelidir, su deposu doldurulmalıdır.
  12. 12.Hava vantilatörlerini ve nemlendiricilerini engelleyen maddeler temizlenmelidir.

Bu önlemler alındığında kurutma mevsimi sırasında işlemez veya fonksiyonsuz bir durumla karşılaşılmaz.

 

KURUTMA

 

            Tütün kurutmanın tarihsel anlamda bir sanat olduğu düşünülür. Ancak bulk ambarları kullanıldığından beri üreticiler bu işlemleri daha fazla kontrol eder duruma ulaşmışlardır. Günümüzde bakım sırasındaki başarı, hava akışını, sıcaklığı ve nem gibi çevre koşullarını kontrole bağlıdır.

 

            KURUTMANIN AMACI

            Kurutma işlemi, tütünün potansiyel kalite, lezzet ve aromasını geliştirir. Kurutma ambarı içinde tütün parlak limon-portakal renge getirilir. Arzu edilen renge ulaştıktan sonra bu rengi koruyarak yaprağın kurutulması gerekir. Renk çok önemli bir faktördür. Yaprak kalitesinin bir indeksi olarak kullanılır ve yapısındaki kimyasal değişmelerin görünür ölçüsüdür. Temelde tütün yaprak renginin Pazar değerini %75 artırdığı tahmin edilir.

 

KURUTMA SİSTEMLERİ

Flue-cured ismi 19 yüzyılda kuruma tekniği olarak düzenlenmiştir. Bu sistem ile ambarın arkasında bir baca, önde tuğla fırın ile ileri geri yayılmış ısıtma boruları bulunur. Yanma ürünleri ile fazla sıcaklık bacadan gönderilir. Günümüzde bu sistem odun veya kömür yerine petrol kullanılacak şekilde düzenlenmiştir. Bütün bu sistemlerde bazı ısıtma tiplerinin dışında ateş genelde ambarın içindedir ve yanma ürünleri tütünden geçer. Güdümlü hava ile kurutma sistemi ilk önce çıta daha sonra bulk halinde kurutmada son yıllarda gittikçe artış göstermiştir. Bu sistemde ateş ambarın dışındadır. Yakıt olarak fuel gazı kullanıldığında yanma ürünleri doğrudan tütünlerin arasından geçer, ancak yakıt olarak petrol yağı kullanılıyorsa yanma ürünleri dışarı atılır tütünden uzaklaştırılır.

Kurutmada yakıt olarak propan gazı, doğal gaz, soba ve fırın yakıtı kullanılır ve hepsi iyi sonuç verir. Doğal gaz, diğer yakıtlardan daha fazla nem içerir. Eğer ambar çok fazla yüklenmişse ve hava sirkülasyonu zayıfsa veya hava yağışlıysa yapraklar doğal gaz sistemi ile çok yavaş kuruyabilirler.

Doğal gaz ve fırın gazı fazla pahalı değildir. Soba yakıtı biraz daha fiyatlıdır ve propan oldukça pahalıdır. Kullanılan yakıt sistemleri arasında küçük fiyat farklılıkları vardır.

Fırın gazı ateşlemeli tiplerde, soba yakıtı ağır, beslemeli tiplerde kullanılır. Fitilli tip ısıtıcılarda doğal gaz ve fırın yakıtı kullanılır ve diğer ısıtıcılara göre fiyatı %50 daha azdır.

Kurutma sistemleri başlangıç fiyatı, kullanım kolaylığı, güvenilirlik, süreklilik, yakıt tüketimi, emniyet araçları bakımından farklılık gösterirler. Başlangıç fiyatları %50 veya daha fazladır, ancak bazı çok pahalı sistemler avantajları ile ekstra fiyatın bedelini karşılar. Günümüzde kullanılan sistemlerin çoğu operasyon sırasında az emek ister, ateşlemeli tiplerin petrol yakıtı ile gaz yakıtı kullanan sistemleri doğal akımlı ve güdümlü havalandırmalı sistemlerdir. Bu sistemler otomatik veya yarı otomatik çalışır ve periyodik ayarlamalar, bakım dışında az dikkate ihtiyacı vardır. Böyle sistemler ile değerliliği, kalitesi, servis fiyatı büyük önem taşır.

Yağlı sistemlerde is durumu problem olabilir ancak gaz kullanımında olmaz. Ambarda hava akımı genelde yukarı doğrudur. Bu sistemde sıcaklık ve oransal nem otomatik olarak kontrol altındadır. Yağ ile yanan ateşlemeli tiplerde sıcaklık, yanma odasının merkezinden borularla dağılır. Fırınlar termostatik kontrolludur, yanan hava bir fan vasıtasıyla sağlanır. Son iki sistemde sıcaklığın yükselmesi ve ateşleme tehlikelerine karşı korunma önlemleri bulunmaktadır ve alevin tehlikesi uzaklaştırılmıştır. Eski sistemlerin çoğunda bu tehlike vardır. Kömür ve odun kullanılan sistemlerde temizlik, ayarlama, düzenleme için fazla zamana ihtiyaç vardır. Kavrulma ve haşlanmaya sebep olan sıcaklık değişmelerini önlemek oldukça zordur.

Eski sistemlerde karbon birikmesi de önemli bir problemdir. Her kurutma işleminden sonra karbonun uzaklaştırılması gerekir. Çok fazla yakıt kullanılıyorsa böyle karbon birikmesine, fazla gaz çıkışına, ani alevlenmeye, islenmeye sebep olur.

Eğer kuruma sistemi uygun kullanılır ve bakımı yapılırsa bütün tiplerinde başarılı sonuçlar elde edilir. Kurutma zamanı daha çok yaprak olgunluğu ile havalandırmayı etkileyen faktörlerden etkilenir, yani çıtalar arasındaki mesafe, açık vantilatör miktarı ve hava koşulları, kurutma sisteminden daha etkili faktörlerdir.

Kuru yaprakların ağırlığı kurutma sisteminin tipi veya kullanılan yakıtla ilişkili değildir. Ancak kuru ağırlık uzayan sarartma ve renk sabitleştirme fazından veya kuruma fazının sonunda aşırı yüksek sıcaklıklardan etkilenir.

 

KURUTMA SIRASINDA GÖZLEMLER

Tütün kurutma işleminin her aşamasında kontrol tablosunda tütünün nem, sıcaklık gibi koşulları kontrol edilir. Renk değişmeleriyle kurutma sisteminin ve yaprakların iç sıcaklık ve neminin ölçüm değerleri periyodik aralıklarla gözlenir.

Havalandırma için kapıların açılmasına gerek yoktur ancak çok fazla nem yüzünden kuruma işlemine zarar verilebileceği düşüncesiyle kapılar açılabilir. Bu durum daha çok sarartma fazında gerçekleştirilir. Havalandırmayı kolaylaştırmak için bazen ilave fanlar kullanılır ve böylece yaprak kuruması hızlandırılır. Tütünler arasındaki hava hareketini kolaylaştırmak veya yukarıdaki hava hareketini tütünlerin altına doğru göndermek üzere fanlar kullanılır. Fanlar daha etkili olmaları için ambarın tepesine kurulur.

Ambardaki bütün tütünlerin daha hızlı kurumalarını sağlamak için ara sıra ilave fanlar kritik periyotlarda çalıştırılarak kurumaya yardımcı olur. Ancak fanların sürekli kullanımı bir hava kanalının oluşmasına sebep olabilir ve bazı bölgelerde hızlı kuruma diğer bölgelerde ise yavaş kuruma meydana gelebilir.

Eğer ambar çok fazla doldurulursa fanlar yararlı olur veya yağışlı havalarda kuruma hızı geciktirilir. Ambar doldurulup kuruma koşulları önerilen biçimde uygulanırsa ilave fanlar nadiren gerekebilir.

Oldukça sınırlı sıcaklık ve nem koşullarında yapraklardaki hava hareketi kontrol edildiğinde iyi sonuçlar gözlenir. Bu nedenle bağıl nem ve sıcaklığın kontrolu çok önemlidir. bağıl nemin ölçülmesinde ıslak ve kuru higrometre kullanılır. Islak ve kuru sıcaklıklar arasındaki tavsiye edilen farklılıklar kurutma işleminin verildiği bölümde anlatılmıştır.

 

KURUTMANIN UYGULANIŞI

 

KURUTMANIN TEMEL İLKELERİ

Kurutmadaki temel amaç, taze, yeşilimsi sarı yaprakları, parlak limon, limon-portakal veya portakal rengine ve arzu edilen dokuya, elastikiyete, parlaklığa ve aromaya sahip olan son ürüne dönüştürmektir. Hasat edilen yaprakların ağırlığının yaklaşık %85’ini oluşturan nemin hemen hemen hepsinin uzaklaştırılmasıdır.

Yapraklar sarartma fazı boyunca kimyasal değişmelerin gerçekleşmesine izin vermek için canlı kalmalıdır. Yeşil rengin kaybolması(klorofil) nişastanın şekere dönüşmesi kimyasal değişmelerin en önemlileridir. Sarartmada yapraklar hala canlılıklarını korurlar ve kimyasal değişmeler, sıcaklık artışından yaprak dokusu ölene kadar devam eder. Sarartma fazında yüksek sıcaklık ve hızlı kuruma dokuyu öldürür böylece yaprakta daha fazla kimyasal değişme önlenir. Benzer şekilde yaprak dokusu kuruma olmadan da güneş yanığı veya buruşma sonucunda ölebilir. Sarartma fazında yaprak dokusunun erken ölümünü önlemek amacıyla tütünün çevresindeki sıcaklığı 40.5oC’nin altında ve nemi %65’in üzerinde tutulur.

Yapraklar sarartma fazında genellikle orijinal ağırlıklarının %25-40’ını kaybederler. Bu kaybın büyük kısmı nem olarak hesaplanır fakat aynı zamanda yapraktaki kimyasal değişmeler sonucunda organik maddelerde de biraz azalma olur. Sarartma ilerledikçe organik maddelerin miktarlarındaki azalma oranı toplam ağırlık kaybı artışıyla paralel gider.

Yaprakların çoğu limon, limon-portakal veya portakal renge sahip olana kadar uygun çevre koşulları yaratılır. Rengi sabitleştirmek için sıcaklık yavaş yavaş artırılır ve oransal nem yaprak dokularını öldürmek ve kurutmak için düşürülür. Eğer bu aşama yapraklar tamamen sarartılmadan önce başlarsa sonuçta yaprak dokuları yeşil olur. Eğer yapraklar fazla sarartılırsa kimyasal değişmeler devam eder ve koyu renkli pigmentlerin ortaya çıkması nedeniyle dokularda yavaş yavaş kararma olur. Renk sabitleşmesi doğru zamanda başlamasına rağmen koyu renkli dokular gelişebilir. Çünkü oransal nemdeki uygun olmayan azalmalar ile birlikte sıcaklıktaki hızlı artışlar haşlanmaya neden olur. Koyu renkli doku 43.3-48.8 oC düşük sıcaklıktaki birkaç saatlik renk sabitleştirmesinden sonra 57.2 oC’deki birkaç dakika içinde meydana gelebilir. Haşlanmaya neden olmadan yapraklar daha hızlı kurutulabilir ve sıcaklık daha hızlı artırılabilir.

Renk sabitleştirmesi nemin büyük bir kısmı yaprak ayasından uzaklaştırıldıktan sonra tamamlanır. Ana damara yakın olan bölümler özellikle yaprağın sapa yakın kısmı hala biraz neme sahip olduğu sırada yaprak ayası daha az veya fazla kurumaya maruz kalır. Yaprak ve damar kurutmasını bitirmek için sıcaklık yükseltilir ve bağıl nem daha fazla düşürülmeye devam edilir. Arzu edilen bağıl nem ve sıcaklık ısıtma v e havalandırma düzenleri ile sağlanır. Yapraklardan uzaklaşan nem yüzünden sıcaklığın artması ile fırındaki havanın bağıl nemi biraz değişir. Vantilatörler yardımıyla nem yüklü hava dış ortamın kuru havasıyla yer değiştirir.

 

SICAKLIK ARTIRMA PROGRAMI

            Tütün koşullarına bağlı olarak sıcaklığın artırılmasında bazı değişiklikler olabilir. Sıcaklık artırma programı izlenerek kaliteli tütün elde etmek için normal ve etkili sıcaklık sağlanmalıdır.

 

Çizelge 2. Sıcaklık artırma programı

 

Kurutma fazı

Sistem sıcaklığı

(oC)

Sıcaklığın saatte artış hızı (oC)

İlerleyen sıcaklık

(oC)

Tütün iç sıcaklığı

(oC)

Sarartma

35

1

35-40.5

33.3-37.2

Sarartma

40.5

1

43.3

35.5-37.2

Soldurma

43.3

1.5-2

47.7

35.5-37.2

Yaprak ayası kurutma

47.7

2

54.4

36.6-37.2

Aya*Damar kurutma

54.4

3

65.5

40.5 (-+) 3

Damar kurutma

65.5

5

73.8

43.3

 

NEM

            Yaprağın sarartma ve kurutma aşaması sırasında nem kontrolu başarı için çok önemlidir. Kuruma ilerledikçe bağıl nem düşer. Nem faktörü, vantilasyon sistemi ile taze hava değişimi ayarlanarak kontrol edilir. Nem kontrolu ile arzu edilen en iyi renge ulaşmak için renklenme süresi kısaltılabilir veya uzatılabilir.

            Eğer tütün çok hızlı kuruyorsa veya kuruma sararmadan önde gidiyorsa vantilatörler kapatılarak problem çözülebilir. Diğer taraftan vantilatörlerin açılması kurumayı hızlandıracaktır.

 

            SİSTEM VE YAPRAK SICAKLIKLARI ÖLÇEN TERMOMETRELERİN KULLANILMASI

            Termometreler, hava sıcaklığını ve kurutmanın erken döneminde yaprakların sıcaklıklarını ölçer. Kurutmanın aşamalarında her iki termometreye de ihtiyaç vardır. Bu şekilde hem yaprak sıcaklıkları ve nemi kontrol edilir hem de vantilatörlerin açılıp açılmayacağı yani ayarlaması kontrol edilir. Her iki sıcaklık arasındaki ilişki ambar içinde bağıl nemi tayin eder. Yaprak iç sıcaklığı hava sıcaklığına yakınsa bağıl nem daha yüksek olur.

Ambar içinde bağıl nem yaprağın kuruma hızını tayin eder. Daha düşük nemde yaprak daha hızlı kurur buna karşılık daha yüksek nemde yaprak daha yavaş kurur.

Sistem sıcaklığını ölçen termometrenin uygun sıcaklık derecesinde olması sadece en iyi kurumayı sağlamaz, aynı zamanda tütün kuruması için gerekli olan yakıt miktarını en aza indirir.

            Sistem sıcaklığı ile yaprak iç sıcaklıklarının birlikte yükseltilmesi kurumanın kritik özelliklerindendir.

            Kurutmanın başlangıcında yaprak iç sıcaklığı sistem sıcaklığından yaklaşık 5 derece üzerinden başlatılır. Eğer dış çevre sıcaklığı 32oC nin altında ise iç sıcaklık 35 oC ye çıkarılır.

            Arzu edilen sıcaklık derecesine ulaşıldığında başlangıç sıcaklığında 8-12 saat sabit tutulur.

            Tütünlerde en iyi sarartma sıcaklığı sınırlarının 38-40 oC olduğu gözlenmiştir. Tütün yaprak sıcaklığı da 32-35 oC arasındadır. Yaprak sıcaklığını istem sıcaklığından 2-6 oC altında tutmak önemlidir. Bu koşullarda yaprakların kuruması uygun yavaşlıkta olur. Yaprak sıcaklığı, yapraklar %30-40 kuruyana kadar kontrol edilir.

 

                GELENEKSEL KURUTMA TEKNİKLERİ

Kurutma teknikleri hava koşullarına, yaprakların sap üzerindeki yerlerine, yaprak boyutuna ve olgunluğuna, yaprak kalitesine, fırının yükleme yoğunluğuna, hava akışının tipine(doğal akımlı veya zorunlu havalandırma) göre çeşitlilik gösterir.

Kurutmanın üç aşaması vardır; Sarartma, Renk sabitleştirme, Son kurutma. Bu uygulamalar özellikle doğal akım şartları altında   standart fırınlarda uygulanır. Yaprakların sap üzerindeki farklı yerlerine göre değişik prosedürler tanımlanmıştır. Doğal akım, havanın yukarı doğru hareketi ve doğal havalandırmayla olur. Güdümlü havalandırma sisteminde kapalı bir sistem içerisinde güdümlü sirkülasyon sağlamak için fanlar kullanılır. Bazı sistemler doğal akım ve güdümlü hava sistemleri arasındadır. Bu sistemlerde doğal akımın gerçekleşmesi için ilk olarak yanma hareketi gereklidir. Aynı kurutma işlemleri doğal akım sistemlerinde de izlenir. Şekil1.de kırılan farklı ellerin kuruması için istediği sıcaklık değişmeleri ile çizelge 3.de kurutmanın uygulanması için önerilen koşullar verilmiştir.

 

Çizelge 3. Doğal akım koşulları altında olgun yaprakların kuruması için önerilen sıcaklık ve nem dereceleri ile gereken süre

 

Kurutma

fazı

Yaprak koşulları

Gereken süre(a)

(Saat)

Sıcaklık

(oC)

Sistem sıcaklığı ile tütünün sıcaklığı arasındaki fark

(oC)

Bağıl nem

(%)

Sarartma

fazı

Sarartma başlayana kadar

12-20

23.8-32.2

4

82-85

Yaprak ayasının yarısı sararana kadar

10-18

29.4-37.7(b)

6

77-80

Yaprak ayası tam sararana kadar

8-14

32.2-40.5(b)

8

71-75

Damarlar sararana kadar

6-10

32.2-40.5(b)

10

65-69

Renk sabitleştirme fazı

Alt dizilerin yaprakları bükülene kadar

24-32

40.5-51.6(c)

11-25(c)

66-42

Bütün dizilerin yaprakları bükülene kadar

12-16

51.6-57.2(c)

25-33(c)

42-32

Son kurutma fazı

Ayalar kuruyana kadar

12-16

57.2-62.7(d)

33 <

32 >

Orta damar kuruyana kadar

24-32

62.7-73.8(d)

33 <

32 >

 

  1. (a)Süre yaprağın bitki üzerindeki yerine bağlı olarak değişir.
  2. (b)Optimum sınır 35-40.5 oC
  3. (c)40.5 oC dan 51.6 oC ye saatte 1 derece artar. 11 den 25 dereceye olan artışta 1 saatte 0.6 derecelik artış sağlanır. Alt yapraklar büküldükten sonra 51.6 oC dan 57.2 oC ye 1 saatte 1 derece olan artışta farklılık 25 den 33 dereceye 1 saatte 0.75 derece artış olur.
  4. (d)57.2 oC den 62.7 oC   ye saatte 1 derece artar. Yaprak ayasının çoğu kuruduğunda 62.7 oC den 73.8 oC ye aynı oranda artar.

 

Sarartma fazı:Fırın genelde saat 18.00 den sonra doldurulur. Bu saat, her kurutma işlemi için uygundur. Öncelikle fırının bütün kapıları ve vantilatörleri kapatılarak iç sıcaklık dış sıcaklığı 10 dereceden fazla geçmeyecek şekilde artırılır. Bu zamanda özellikle kötü yalıtılmış fırınlar soğuk veya rüzgarlı havalarda erken kurumanın başlamasına ve yeşil rengin sabitleştirilmesine öncülük eder. İyi yalıtılmış fırınlarda sıcaklık hızla 35 oC den 40.5 oC ye kadar artırılabilir. Sarartma işleminde bu sınır en iyi yöntemdir ve yapraklar tamamen sararana kadar bu seviye korunur.

Sadece güdümlü havalandırma için düzenlenmiş fırınlar kurutmanın başlangıcında yüksek sıcaklıklara erişebilecek kadar iyi izole edilmişlerdir. Sararma başlayana kadar iç sıcaklık dışarıdaki sıcaklıktan 15 derece veya biraz daha yukarıda korunmalıdır. 23.8 oC den 32.2 oC ye kadar olan sıcaklıklar genelde yeterlidir. Bu arada tütünlerin altına yerleştirilmiş olan higrometrenin gösterdiği kuru ve ıslak sıcaklıklar arasında 4 derecelik bir fark olması sağlanır. Vantilatörler genelde bu farkı sağlamak için kapalı bırakılır. Eğer havalandırma gerekliyse arzu edilen fark sadece yukarıda bulunan vantilatörler kullanılarak elde edilir.

Eğer alttaki vantilatörler de kullanılacaksa yeşil yaprakların erken kurumayacakları şekilde az miktarda açılır. Alt ellere(lugs) ait yaprakların uçları ile kenarları hasadı izleyen 12 saat sonra sararmaya başlar. Bu süre hasadı takibeden günün erken saatleridir. Diğer kırım elleri için daha fazla zaman gerekir. Uç eller sararma özelliklerini 24 saat ve daha sonrasında gösterebilmektedir.

Sararmanın başladığı gözle göründüğü zaman sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki fark vantilatörler açılarak 6 derece artırılır ( Sistem sıcaklığı (dry-bulb temperature); ambar içindeki havanın sıcaklığını ifade eder. Tütün sıcaklığı (wet-bulb temperature); kurumanın erken dönemindeki yaprakların sıcaklığını ifade eder.) Fırının aşağısındaki vantilatörlerin aşırı kullanılması özellikle orta (priming) ellerin üst yapraklarında sakıncalıdır. Aradaki fark önce yukarıdaki vantilatörlerle sağlanmaya çalışılır, aşağıdaki vantilatörler mümkün olduğu kadar az ve gerekli olduğunda açılır.

Bu sırada en iyi sarartma sıcaklığı olan 35 oC ye yükseltilir. Dışarısının sıcaklığı fazla düşükse bu 6 derecelik farkı sağlamak oldukça zor olabilmektedir. Bu durumda sıcaklık 35 oC nin altında fakat 29.4 oC un üstünde tutulur. Genellikle ambarın altında bulunan tütün dizilerindeki yapraklar 22-38 saat sonunda yarı sararmış olarak görülürler. Lugs(alt eller)e daha az zaman, tipslerin (uç eller)çoğunluğuna ise daha fazla zaman uygulanır.

Yapraklar yarı yarıya sarardıklarında sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki farkı 8 dereceye çıkarmak için havalandırılır, ancak farkın 8 dereceyi aşmasını önlemek için havalandırma sınırlı yapılmalıdır. Genellikle bu aşamada üst kısımdaki vantilatörler yarım açık, alttaki vantilatörler biraz daha fazla açık bırakılmalıdır. Bu arada sıcaklık 35-40.5 oC ler arasında tutulmalıdır. Eğer soğuk ve rüzgarlı hava nedeniyle dış ve ambar içindeki sıcaklık (35 oC) farkını 8 derecede tutmakta zorlanılırsa iç sıcaklık 35 oC den 32.2 oC ye düşürülür. Alt sıralardaki yaprak dizileri orta ve yan damarları dışında genelde tam sararmış görünürler. Kurutmanın 30-52 saat sonrasında lugs(alt eller) için daha az zaman ve tips(uç eller) in çoğunda daha fazla zaman gerekir.

Orta ve yan damarlar dışında yapraklar tamamen sarardıkları zaman sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki farkı 10 dereceye çıkarmak için havalandırma yapılır. Bu dönemde bütün vantilatörler bir çeyrek ile yarım arasında açık tutulmalıdır. Sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki fark kadar vantilatörlerin açıklık ayarları da önemli bir faktördür. Sarartmanın son safhasında sıcaklık kademeli olarak 40.5 oC ye çıkarılır. Lugslarda yaprakların damarlarında önemli miktarda yeşillik kalması durumunda sıcaklık 40.5 oC ün biraz üstüne artırılır. Bu yeşillik genelde sıcaklık derecesinin ilerlemesinden önce kaybolur ve renk sabitleştirme fazındaki azalan bağıl nem de yeşil rengin sabitleşmesine etken olur. Bazı renk sabitleşmesi gerçekleşse bile ambardaki depolamadan sonra kaybolmaya meyil gösterir. Kuruyan yaprakların sarıdan kahverengine dönmeden önce renk sabitleştirmesinin başlaması yararlıdır. Lugs eller hızlı sararırlar ancak aynı anda kurumazlarsa aynı hızla kahverengine dönerler. Bitki üzerinde üst kısımlarda bulunan yaprakların renk sabitleştirmesi başladığında damarlarında daha az yeşillik olması gerekir. Bitki üzerinde orta ve biraz daha yukarı kısımda bulunan yaprakların orta damarlarında ya çok az veya hiç yeşillik olmaması gerekir. Ambarın alt sıralarındaki yaprak dizileri öncelikle bitki üzerindeki yerlerine bağlı olarak kurumanın 36-62 saat sonrasında yeterli şekilde sarartılmış olurlar.

 

Sarartma koşulları: Ambar içindeki kurumanın başarısı kuruma tablosunda mevsim ilerlemelerine bağlı olarak ayarlama yapılmasına bağlıdır. Örneğin farklı iklim ve tarla koşulları altında   yetiştirilen tütünler 32-40 oC arasında değişen farklı sarartma tablosu ister.

Tütünler kurutma ambarına girdikten sonra ilk karar verilecek işlem ütünlerin sarartılmasıdır. Ambar içindeki tütünün değeri yaprak olgunluğu ve kalınlığı ile ilgilidir. İkinci olarak tütünün sarartma işlemini tamamlamak için sıcaklık ve nem derecelerinin ne uzunlukta olacağına karar vermektir. Burada yapılacak hata kuru yaprak uçlarında yeşil rengin sabitleşmesine neden olur.

Tütünün yapısının ince, kalın, sulu veya solmuş durumuna göre sarartma tablosunda değişiklikler yapılmalıdır. Örneğin olgunlaşmamış, yağışlı havada veya kurak koşullarda yetiştirilmiş tütünler daha düşük sarartma sıcaklıklarında sararma özelliği gösterecektir.

 

Sarartma fazı süresinin uzunluğu: Tütünler bitki üzerindeki yerine bağlı olarak farklı sürelerde sarartılır. Örneğin bitkinin alt bölümlerindeki primings ve lugs yapraklar 20-30 saatlik bir periyotta tamamen sarartılır. Diğer taraftan bitkinin üst bölümlerindeki yaprakların arzu edilen renge ulaşması için 60 saat veya daha fazla süre gerekebilir.

Sarartma fazı geniş sınırlarda tutularak kalitenin geliştirilmesi mümkündür. Belli çeşitler bazen nişasta şekere dönüşmeden önce sararabilirler, bu durumda olgunlaşmamış, soluk ve tatsız tütün elde edilir.

 

Diğer sarartma önerileri: Sarartma fazı sırasında mümkün olduğunca fazla nem uzaklaştırılır. İyi bir tütünde nemin % 20 sinden fazlası sarartma sırasında uzaklaştırılır. Sarartma sırasında oluşabilecek değişmelere karşı öneriler aşağıda verilmiştir.

 

Çizelge 4. Bulk ambarında sarartma ve soldurma tablosuna ait öneriler.

 

Sarartma fazı    -          Sıcaklık 35-40 oC        Süre 20-60 saat

Ambar sıcaklığı

(oC)

Sıcaklık artışı

( oC)

Sistem sıcaklığı ve nem(oC)

Öneriler

35

38

Vantilatörler kapalı veya çok az aralık

Sistem sıcaklığı 32 oC

Sıcaklık 1.5o/saat’den daha fazla artırılmaz

38

40

Vantilatörler çok az açık

Sistem sıcaklığı 33-36 oC

Yaprakların solması ve sararması gerekir.

40

48

Sistem sıcaklığı 36-37 oC

Tütünde arzu edilen renk elde edilinceye kadar 40 oC de tutulur. Arzu edilen sarı renk ile oldukça az kırık ve çöp elde edilir.

 

Sarartma fazı tamamlandığında yaprak uçlarında oldukça az yeşilimsi renk bulunan iyi bir sarı renk elde edilir. Yaprak uçları ve kenarları kıvrılmaya başlar ve açık sarı renk alarak kurur.

Ambarda tütünlerin her tarafı arzu edilen rengi kazandığı zaman sıcaklık ve kuruma hızı artırılır. Sarartmanın sonunda biraz solgunluk olması gerekir. Ani sıcaklık değişmelerinden kaçınılması gerekir. Bu durumda yaprak tamamen sararmadan önce kurur ve böylece arzu edilmeyen yeşil renk ortaya çıkar.

 

Soldurma: 40 oC deki sarartma sıcaklığı sona ermeden önce biraz solgunluk olur. Ancak soldurma çoğunlukla hava sıcaklığı 43 oC den 48oC ye ilerlediğinde meydana gelir. Sıcaklık hızının artışı 40 oCden 43oC ye saatte 1-1.5 derece kadar olur.

Soldurma fazı sırasında tütün önemli oranda gevşeme gösterir ve bu nedenle ortamda hava hareketine izin verilir. Sıcaklık 48 oC nin üzerine çıkarılmaz. 48 oC sıcaklıkta soldurma işlemi %100 tamamlanır.

 

Renk sabitleştirme fazı: Tütün yaprakları arzu edilen sarı rengi kazandıktan vetamamen soldurulduktan sonra renk sabitleştirme fazı ile yaprak ayasının kurutulması gelir. Kurutma safhası kritiktir çünkü tütün yaprakları sıcaklık değişimine karşı hassastır.

Sıcaklık çok hızlı artırılırsa elde edilen iyi rengi sabit tutmak zorlaşır ve kahverengileşme veya ambar yanığı meydana gelebilir. Sıcaklık çok yavaş artırılırsa arzu edilmeyen kimyasal değişmeler sonucu süngerleşme meydana gelir. Yaprağın kuruması sırasında arzu edilmeyen renklerin oluşmasını önlemek için sıcaklık ve hava akımı doğru kontrol edilmeli, sıcaklık kademeli olarak artırılırken acele davranmamalıdır.

Süngerleşmeyi önlemede ambar yanığı sebep olmayacak bir hızda sıcaklık artırılarak yaprak kurutulmalıdır.

Kahverengileşme veya ambar yanığı sıcaklık 43 oC nin üzerine çıkarıldığında meydana gelebilir. Nem yüzdesindeki artış hızı sıcaklığın artmasına bağlıdır. Örneğin yaprakta çok fazla nem olduğu zaman sıcaklık birkaç dakika çok yükseğe çıkarıldığında ambar içinde yanıklık olabilir. Diğer taraftan yapraktan %30-40 nem uzaklaştırıldığında kahverengileşme ciddi olarak azalır.

Renksabitleşmesi sırasında sıcaklık artırılmalı ve alt sıralarda bulunan yaprak dizilerinin sarı rengini koruyacak ölçüde kuru kalabilecekleri oranda bağıl nem azaltılmalıdır.

Ancak sıcaklık ve bağıl nem değişmeleri ambarın üst kısımlarında bulunan henüz tam sarartılmamış yaprakların yavaş kuruma ile sarartılmasına devam edecek yavaşlıkta olmalıdır.

En iyi kuruma oranı hem sıcaklığın hem de bağıl nemin her ikisinin değiştirilmesiyle elde edilir. Eğer sıcaklık artırılırken bağıl nem de küçük bir değişme olursa çok kısa bir sürede yapraklar yanar. İlave olarak bağıl nemin yükselmesi ile birlikte yanan miktar ve hızı da artar.

En iyi sonuç, sıcaklığın bir saatte bir derece artırılması ile sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki farkın en azından saatte 0.6 derece ama tercih olarak 0.75 derece cıvarında artırılmasıdır. Eğer farklılık istenen oranda artırılamazsa farklılık yeterli olana kadar sıcaklık sabit tutulur ve sonra yeniden artırmaya devam edilir. Eğer farklılık yeterli oranda yükseltiliyorsa sıcaklık 20 saat içinde 51.6 oC olacaktır. Alttaki üç sırada bulunan yaprak dizilerinin uç ve kenarları kuruyuncaya kadar bu sıcaklık muhafaza edilir. Yapraklar alttan bakıldığında bükülmüş olarak görünür.

Renk sabitleştirmesi için sıcaklık 40.5 oC nin üzerine çıkarıldığında sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki farkın yeterli oranda artmış olması için havalandırma yapılması gerekir.

Genellikle vantilatörler tamamen açılmalıdır. Ancak ısıyı muhafaza etmek için gerekli miktardan daha fazla vantilatör açılmamalıdır. Aslında her saat sıcaklığı değiştirmek gerekli değildir. Daha çok 2-4 saatte bir ambar kontrol edilerek tavsiye edilen değişme oranlarının muhafazası için sıcaklık ve vantilatör ayarları kontrol edilir.

Alttaki üç yaprak dizisinin iyice buruştuğu gözlendiğinde sıcaklık saatte 1 derece artırılarak 57.2 oC ye yükseltilir. Bütün yaprak dizilerinin buruştuğu gözlenene kadar bu sıcaklık muhafaza edilir. Sıcaklığın ilerlemesiyle sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki farkın saatte yaklaşık 0.75 derece olacak şekilde artırın. Bu periyod sırasında açık vantilatör sayısı azaltılabilir. Ancak renk sabitleştirme fazının erken aşamasında vantilatörler sık sık tamamen açık bırakılmalıdır. Eğer yeterli farklılık elde edilemezse yeterli farklılık oluşuncaya kadar sıcaklık daha yavaş artırılır.

Yaprak kalınlaştıkça kuruma zamanı artacağından renk sabitleştirme fazı için lugs yapraklara uç yapraklardan yaklaşık 12 saat daha az zaman gerekir.

 

Çizelge 5. Yaprak soldurma ve kuruması sırasında sistem ve yaprak sıcaklıkları programı

Ambar sıcaklığı

(oC)

Sıcaklık artışı

2-3oC/saat

Yaprak sıcaklığı

(oC)

Öneri

47.7

54.4

36.6-37.7

Süngerleşme, kahverengileşme veya yanma problemi olabilir

            Sıcaklık 54.4 oC nin üzerine çıkarılarak rutubetin %30-40 ı uzaklaştırılır ve tütün kurutulur. Bu sıcaklık kuruyan yaprak kalitesi için kritik bir derece değildir ancak yaprak sıcaklığı 43.3 oC de muhafaza edilir.

Son kurutma fazı:   Saatte bir derece ile sıcaklık 57.2 oC den 62.7 oC ye yükseltilir ve bu sıcaklık ambarın alt ve orta kısımlarındaki yaprak ayaları tamamen kuruyuncaya kadar veya en azından dokuları deri gibi oluncaya kadar muhafaza edilir. Bu noktadaki kuruma koşulları temel olarak alt kısımlardaki yaprakların görünüşleri üzerinden değerlendirilmektedir. Bundan sonra kontrol kapılarına yakın olan yapraklar temel olarak alınır ve sıcaklık 62.7 oC nin üzerine çıkarılır ve alt sıralardaki yapraklarla birlikte giriş kapılarına yakın olan yapraklar gözlenir. Renk sabitleştirme fazında kuruma oranı yeterli görünüyorsa birkaç saatten fazla 62.7 oC de muhafaza etmek gereksiz olur. Bu aşamada nemi çoğu yapraklardan uzaklaştırılmıştır ve bağıl nem oldukça düşük olduğundan havalandırma ile nemi uzaklaştırmak gereksiz bir işlemdir. Sıcaklığı korumak için vantilatörler kapalı tutulabilirler ancak en uygun olanı yarı açık tutmaktır. Son kurutma sırasında kuru ve nemli bulb sıcaklıkları arasındaki fark ihmal edilir.

Yaprakların kurumasını bitirmek için sıcaklık saatte bir derece artırılarak maksimum 73.8 oC ye yükseltilir ve bu sıcaklık orta damarlar tamamen kuruyuncaya kadar muhafaza edilir. Ambarın farklı bölümlerindeki yaprakların orta damarları incelenerek son orta damarın kurumasından birkaç saat sonrasına kadar sıcaklık kapatılmadan bu derecede muhafaza edilir. Havalandırma 62.7 oC nin biraz üzerinde azaltılır ancak vantilatörler en az bir çeyrek kadar açık tutulur.

Bu kuruma fazı sırasında damarın rutubeti uzaklaştırılır. Sistem sıcaklığı 54.4 oCden 65.5 oC ye yükseltilir.

 

Çizelge 6. Damar kurutması sırasında sıcaklık programı

 

Damar kurutma sıcaklığı (54.4 oC den 73.8 oC)            Süre 40 saatten 60 saate

54.4-65.5 oC

Sıcaklık artışı

3 oC/saat

Yaprak iç sıcaklığı

40.5+- 3 oC

Öneri

65.5-73.8 oC

Sıcaklık artışı

5 oC/saat

Yaprak iç sıcaklığı

43.3 oC

71.1-73.8 oC de damarlar kuruyana kadar tutulur. Sıcaklık 73.8 oC in üzerine çıkarsa tütünler kırmızı renge dönebilir.

Sistem sıcaklığı 73.8 oC nin üzerine çıkarsa şeker karamelizasyonu sebebiyle bazı çeşitlerde veya olgunlaşmamış tütünlerde kızarma görülür.

 

ÖZEL KOŞULLAR ALTINDA KURUTMA

 

Zorunlu air-curing:   Bu kurutma tekniği, ya geleneksel veya bulk (yığın) doldurma şeklindedir ve doğal akımlı kurumaya benzer. Zorunlu air-curing’de ambarlar iyi yalıtılmış olmalı ve bu ambarların sarartma fazında uygun nemin muhafazası geleneksel ambarlara göre daha kolay olmalıdır. Bu nedenle sıcaklık genelde kurumanın başlangıcında 35 oC den yeşil rengin sabitleşmesine izin vermeden ve sarartma için ideal sıcaklık olan 40.5 oCye hızla artırılır. Zorunlu kurutma sistemlerinde doğal akımlı sistemlere göre genellikle daha üniform sıcaklık ve nem koşulları ve dolayısı ile daha üniform bir kurutma sağlanır.

Zorunlu kurutma sistemlerinde bağıl nemin azaltılması zor değildir. Eğer ambar üniform hava akımına izin verecek ölçüde yüklenir ve sistem buna göre düzenlenirse, zorunlu hava ile yapraklar daha hızlı ve daha üniform kurutulabilir. Doğal akımlı kuruma sisteminde tavsiye edilen sistem ve tütünün içindeki sıcaklıklar arasındaki farkın(çizelge 3), zorunlu kurutma sisteminde oldukça azaltılması bağıl nemin daha yüksek tutulması gerekir(Çizelge.7).

Doğal akımlı kurutmada tütünün alt kısımlarında ölçülen bağıl nemin tütünün neminden daha düşüktür. Bu nedenle tavsiye edilen farklılık tütün için gerekenden daha fazla olur. Zorunlu kurutma sisteminde bağıl nem daha üniformdur, tütünün alt kısımlarında yukarı doğru hava hareketinde ve tütünün üst kısımlarında aşağı doğru hava hareketinde ölçülen nem dereceleri birbirine yakındır. Kuruma süresi zorunlu sistemde doğal akımlı koşullardan genellikle oldukça azdır.

 

Çizelge 7. Zorunlu koşullar altında kuruyan olgun yapraklar için tavsiye edilen sıcaklık ve nem dereceleri

 

Kurutma fazı

Yaprak koşulları

Sıcaklık

(oC)

Sistem sıcaklığı ile tütünün sıcaklığı arasındaki fark

(oC)

Bağıl nem

(%)

Sarartma fazı

Sarartma başlayana kadar

23.8-37.7(a)

3

86-89

Yaprak ayasının yarısı sararana kadar

35-37.7(a)

5

82-83

Yaprak ayası tam sararana kadar

35-37.7(a)

6

79-80

Damarlar sararana kadar

35-40.5(a)

8

72-75

Renk sabitleştirme fazı

Yaprakların yarısı bükülene kadar

40.5-51.6(b)

9-23(b)

74-45

Bütün   yapraklar bükülene kadar

51.6-57.2(b)

23-32(b)

45-33

Son kurutma fazı

Ayalar kuruyana kadar

57.2-62.7(c)

32 <

33 >

Orta damar kuruyana kadar

62.7-73.8(c)

32 <

33 >

 

  1. (a)Optimum sınır 35-40.5 oC
  2. (b)40.5 oC dan 51.6 oC ye saatte 1 derece artışın sağlanmasıyla 9 den 23 dereceye olan artışta 1 saatte 0.6 derecelik veya daha fazla artış sağlanır. Diğer taraftan yeterli fark oluşuncaya kadar artış durur. Sonra 1 saatte 1 derece artış olur. Alttaki diziler büküldükten sonra 51.6 oC dan 57.2 oC ye 1 saatte 1 derece olan artışta farklılık 23 den 32 dereceye 1 saatte 0.75 derece artış olur.
  3. (c)57.2 oC den 62.7 oC   ye saatte 1 derece artar. Yaprak ayasının çoğu kuruduğunda 62.7 oC den 73.8 oC ye aynı oranda artar.

 

Yağışlı mevsimler: Uzun süren yağışlı havalar nedeniyle kurutma oldukça zorlaşır. Devamlı havalandırma yapılsa bile yapraklar çok yavaş kuruyabilir. En iyi yol dışarıdaki hava sıcaklığını gözardı ederek 35-40.5 oC de sarartma yaparak vantilatörleri açmak ve öncelikli olarak renk sabitleştirmeye başlamaktır.

Tütün yağışlı havaya maruz kalır veya hasattan önce aşırı nem içerir. Özellikle turgor halindeki yaprakların arasından hava hareketi zor olacağından bilhassa doğal akımlı sistemlerde yaprakların hemen kurutulması veya soldurulması çok yavaş sürebilir. Ambarı fazla yüklemek de sıkıntı yaratır. Yaprakları daha hızlı kurutmak için normalden birkaç saat daha fazla havalandırma ve ısıtma yapılır veya alt kısımların dizilerindeki yapraklarda bazı yeşil sabitleşmeler olsa bile yapraklar arasında açıkça hava hareketi yaratılır.   Yağmurla veya hasattan hemen önce besin alımı yenilenerek olgun yaprak daha az olgun duruma gelebilir. Böyle yaprakların kuruması zordur ve son kalite genelde kötü olur. Yeşil rengi veya bir anlamda doku koyulaşmasını önlemek için sarartma fazı uzatılmalıdır.

Yağışlı mevsimlerde yetiştirilen tütün, aşırı yağmurların süresine ve uygulanan gübrelemeye bağlı olarak genelde ince, ağırlığı hafif ve olgunlaşması erken olur. Böyle tütün normalde kolay kurur.

 

Kuru mevsimler: Eğer yağmur yağışı ve sulama yeterli değilse yapraklar yavaş olgunlaşır, boyutları küçük olur, nem içerikleri az olur. Küçük yaprak boyutu ve düşük nem içeriği nedeniyle ambarı normalin üzerinde doldurarak kuruma için yeterli nemin artırılması temin edilir. Bu ayarlama özellikle primings (orta eller) in üst yapraklarında geç olgunlaşmanın bir sonucu olarak ve düşük veya don sıcaklığındaki durumlarda nemin uygun olmayan derecede düşmesi durumunda yapılır.

 

Don vurmuş tütün: Tütün, üretim mevsiminin son döneminde sık sık düşük veya donma sıcaklığına maruz kalır. Don zararı görmüş olan doku kahverengi bir renk alır ve nitelik bakımından değersiz bir tütün sayılır.

Yapraklar henüz donmadan düşük sıcaklığa maruz kalırsa don zararı görülmez ancak sarartma için istenen kimyasal değişmeler gerçekleşemeden sarartma fazında hemen kururlar. Uçaltı ve uç ellerin bulunduğu ambarların fazla doldurulması gerekir. Yapraklar don zararı görmemiş olsalar dahi sarartma için alt ellerin yapraklarına göre daha fazla süre ve daha yüksek bağıl neme ihtiyaç gösterirler. Ambara ilave edilecek ekstra yapraklar ambarda istenen nemi oluşturur ve hava akımının sınırlanmasını sağlayarak erken kurumayı önler.

Don vurmuş tütünün sarartılmasında başarı, sarartma fazının başından sonuna kadar vantilatörleri kapatarak yüksek bağıl nemi muhafaza etmek veya ambarın döşeme ve duvarlarını ıslak tutmak ve sıcaklığı normalden biraz daha düşük tutmaktır.

Kuruma sırasında sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki tavsiye edilen farklar ihmal edilir(çizelge 2) ve sarartma için fark dört derece veya biraz daha az tutulur.

Bu ölçümlere rağmen tütün erken kurumaya başlarsa ambar içinde rutubet derecesini artıran bir nemlendirici kullanılır. Kurumayı hızlandırabilecek buhar fazladan bir ısıtma olarak az yararlı bir metottur.

 

 

Rüzgarlı hava: Özellikle zayıf izole edilmiş ambarlarda rüzgar, ambarın rüzgar almayan yönünün çok ılık ve rüzgar alan yönünün çok serin olmasına sebep olabilir.

Bu koşullar altında doku haşlama ve fazla sarartma nedeniyle koyulaşabilir.

Rüzgarın etkisini engellemek için ambar sağlam izolasyonlu yapılarak bir rüzgarkıranla korunur ve kurutma sırasında ambarın değişik kısımlarına sıcaklık akışını sağlayan bir ayarlama yapılır. Sıcaklığın üniform dağılmasında vantilatörler yardımcı olur.

 

Fazla doldurulmuş ambarlar: Eğer ambar çok fazla tütünle doldurulmuşsa hasat sırasında yağışlı havaya maruz kalmış tütüne uygulanan kurutma koşulları söz konusudur.

Yeşil renklenmeye sebep olmadan sarartma fazında mümkün olduğu kadar vantilasyon ve çok fazla ısıtma uygulanır. Aşırı nem içeren tütünlerde elverişli bir süre içinde tütünlere soldurma, sarartma ve kurutma uygulansa bile ambarın alt dizilerinde yeşil renklenmeler olabilir. Üçgen çatı üzerine kurulmuş havalandırma fanı yardımcı olabilir. Ancak bu uygulamalar bu tip yüklemeler için eksik sayılır.

 

Eksik doldurulmuş ambarlar: Üretim mevsiminin sonunda ambar yeterli miktarda tütünle doldurulmadığı zaman don vurmuş tütünlerde olduğu gibi işlenir. Vantilatörler kapalı tutulur, ambarın döşeme ve duvarları ıslak tutulur ve eğer gerekliyse bağıl nemi artırmak için nemlendirici kullanılır.

Gerçekte don vurmuş tütünler değilseler, sistem ve tütün sıcaklıkları arasındaki farkı dört veya daha aşağı derecede muhafaza etmek gerekli değildir. Tavsiye edilen farklar çizelge 2. de özetlendiği gibi uygulanır.

 

Olgunlaşmamış yapraklar: Olgunlaşmamış yaprakların sararması normal yapraklara göre daha uzun süre alır ve olgun yapraklardan daha hızlı değişme göstererek arzu edilmeyen kahverengi ve kırmızılaşma görülebilir. Renkteki değişme, bitkinin üst pozisyonundaki yapraklarda daha yavaştır. Bu yüzden bitkinin üst bölümündeki olgunlaşmamış yaprakların kuruması alt bölümdeki yapraklardan daha az zordur, daha az tecrübe gerektirir. Örneğin olgunlaşmamış dip yapraklar sarartma fazında çok hızlı kahverengine döner ve sarı rengi korumak için yeterli hızda kurutma yapmak çok zor bir işlemdir. Olgunlaşmamış yaprakların kuruması normalden daha hızlıdır ve uzun sürede sararır.

 

KURUTMA PROBLEMLERİ

 

En fazla görülen kurutma problemleri ambara yükleme ve doldurmanın tekniğine uygun olmaması ile yaş tütünlerin kurutulmasında olur. Yağmur ve çiğ nedeniyle ıslak dip ve dip üstü yaprakların ambara doldurulmasında problemle karşılaşılır.

 

Yeşil rengin sabitleşmesi: Sıcaklık 43 oC nin üzerine çıktığında doku ölür ve sarartma için gerekli olan kimyasal değişmeler önlenir. Eğer sıcaklık 43 oC yi çok aşarsa önce yapraklar tamamen sararır, sarartmanın hangi fazda olduğuna bağlı olarak yeşil miktarında da az veya çok yeşil sabitleşmesi meydana gelir. Sarartmanın erken döneminde birkaç saatlik 43 oC sıcaklık yeşil sabitleşmesine sebep olabilir.

Kurutma sırasında yapraklardaki aşırı nem uzaklaştırıldığında sıcaklık 43 oC nin altındaysa yeşil sabitleşmesi olur. Yaprakların yaşamını sürdürmesi için oldukça yüksek miktarda nem bulunmalıdır. Yeşil renklenme arzu edilmez ve yaprak dokusunda bazı koyulaşmalara sebep olduğundan kuruma sırasında tamamen uzaklaştırılması gerekir.

 

Brown spot (Kahverengileşme): Kahverengileşmenin başlıca sebeplerinden biri, yaprakların fazla sarartılmasıdır. Yüksek sarartma sıcaklığı uygulandığında tütünler brown spot tarafından zarar görür. Erken ve hızlı yaprak kurutması genelde brown spotun yayılmasını durdurur. Yapraklar sarartılmaları sırasında kimyasal reaksiyonların sürdürülmesi için canlı tutulur. Ancak yaprak sarardıktan sonra kimyasal değişmeleri önleyecek şekilde yaprak dokusu ölmezse kahverengileşme meydana gelir.

Fazla sarartma nedeniyle kahverengileşme, özellikle hasat sırasında bütün yapraklar eşit olgunlukta olmadığı zaman etkili olur.

Diğer yaprakların tamamen sararmasından önce ve daha fazla olgun olan yapraklarda kahverengileşme görülür. Sarartma sırasındaki kimyasal reaksiyonlar ve kahverengileşme olayı bitkinin alt pozisyonundaki ince dokulu yapraklarda, üst pozisyondaki kalın dokulu yapraklara göre daha hızlı meydana gelir. Bundan dolayı alt pozisyondaki yapraklar, kahverengileşmeyi önlemek için sarartmanın bitmesinden hemen sonra hızla kurutulur.

Aşırı ince dokulu olgunlaşmamış yapraklar, sarartmadan sonra hızlı kurutma ile kahverengine dönerler. Fazla sarartma yüzünden kahverengileşmeyi önlemek için yapraklar, hasat sırasında üniform olgunlukta olmalı ve renk sabitleştirme fazında kurutma hızlı yapılmalıdır. En uygun kurutma hızı, sıcaklığı hemen artırarak ve bağıl nemi azaltarak kazanılır.

Renk sabitleştirme fazında kuruma hızı, eğer bağıl nem olabildiğince maksimum hızda azaltılıyorsa ve bu arada sıcaklık az yada hiç artış göstermiyorsa veya sıcaklık arttığında bağıl nem değişmesi çok az oluyorsa çok yavaş sürebilir.

Yapraklar kururken sıcaklığın arttığı izlenmeli, yerinde kontrol edilmelidir.

Bu uygulama, sadece etkisiz olmakla kalmaz, haşlanma gibi kahverengileşmenin sebeplerinden biri olabilir. Haşlanmayı önlemekte, renk sabitleştirme fazında bağıl nemin azaldığı oranda sıcaklığın hızı artırılır veya daha pratik olarak sisstem ve tütün sıcaklıkları arasındaki fark artırılır. Bu farkın artışı, hızlı olursa sıcaklık haşlanmaya sebep olmadan daha hızlı artar.

 

Islak tütün: Bitkinin en alt kısmındaki dip ve dip üstü eller yağışlı hasat koşullarında en fazla zarar gören yapraklardır. Bu yapraklar tarlada yere yakındır ve ambar zararlıları veya bakteriler tarafından zarar görürler. Bakterilerin gelişmesi için ambarda sağlanan nem ve ılık derecede sıcaklık çok uygun koşullardır. Ambar zararlılarından korunmak için en iyi yol tamamen kuru tütün hasat etmek veya yağmur ve çiğden sonra kurutmaktır.

Bazı üreticilere göre havalandırmayla ambar içi sıcaklığını dış hava sıcaklığından 5 derece artırmakla zararlı problemi en aza indirgenebilmektedir.

 

Sponge (Süngerleşme): Süngerleşme, yapraklar üzerinde rengini kaybetmiş, alacalı ve açık kahverengiden kahverengiye doğru renkler olarak görülür. Brown spot’tan farklı olarak süngerleşmede renk daha az yoğun ve daha açıktır. Uç yapraklardaki süngerleşme brown spotun koyu kahverengi karakteristiklerini gösterebilir.

Oldukça ince, açık renkli yapraklarda süngerleşme, rengi gri yapabilir. Genelde süngerleşme, ağır yapılı, dip ve dip üstü (sands, cutters) yapraklarda görülür.

Sarartma fazının uzamasının bir sonucu olarak veya kuruma hızı çok yavaş devam eden bir durumda meydana gelir.

Doğal akımlı kurutmada ambar içinde yavaş kuruyan alanlar oluşur, hava hareketi yok denecek ölçüde yavaştır ve yapraklar dış hava rutubetini çekerler.

Süngerleşme, zorunlu kurutmada nadiren görülür, özellikle bulk kurutma sırasında bol hava akımı verildiğinde ortaya çıkar.

Zorunlu hava tekniği, süngerleşmeyi önleyerek kurutma hızını artıracak yönde teşvik eder. Ancak hava sirkülasyonu olmadan yığın veya kutular içinde sarartılan yapraklarda süngerleşme görülmemektedir. Süngerleşme, oksijenin bağlandığı kimyasal reaksiyonların bir sonucu olarak ortaya çıkar ve düşük miktarda oksijen sağlandığından yavaş kurutma koşulları altında bile bulk (yığın) kurutmada yoğun olarak gözlenmez.

Brown spot (kahverengileşme) böyle koşullar altında görülür, fazla sarartma nedeniyle olur. Süngerleşme, ambarın konstrüksiyonu geliştirilerek ve vantilatörler vasıtasıyla azaltılır, yanma merkezleri ayarlanır ve diğer ölçütler olarak ısıtma üniform bir şekilde yayılır, hava akımı ve hızı, kurutma hızına bağlı olarak ayarlanır.

 

Splotching (benekler): Bu durum, renk sabitleştirme fazının erken döneminde veya sarartma fazının son döneminde çok koyu kahverengi veya siyah benekler olarak veya düzensiz, şekilsiz gölgeli alanlar olarak görülür.

Bağıl nem yüksek olduğundan bilhassa yapraklar üzerinde mevcut olan nem yoğunlaştığında ve sıcaklık 40.5-46.5oC arasında olduğunda meydana gelir.

Vantilatörlerin yeterli miktarda açılmaması durumunda yeterli havalandırma olmadığından ve ambarın fazla yüklenmesinden benekler görülür. Beneklenmenin şiddeti sıcaklığın 40.5-46 oC arasındaki süre uzunluğuna bağlıdır ve aynı zamanda yaprakların olgunluğu ile bitki üzerindeki yerlerine de bağlıdır.

Sarartma fazında başarı kazanmak için, bağıl nem ve sıcaklık koşulları gerektiği derecelerde muhafaza edilmelidir. Beneklenmeyi önlemekte vantilatörler uygun şekilde açılmalı ve hasat tavsiye edildiği gibi uygulanmalı, ambar yüklemesi ve kurutma tekniği önerilen biçimde yapılmalıdır.

 

Scorch (yanma): Sıcaklık birkaç saat içinde 76.6 oC nin üzerine çıktığında kuru yaprak dokusu kırmızılaşır veya yanma meydana gelir. Kırmızılaşma arzu edilmediğinden son kurutma sıcaklığı 76.6 oC nin altında tutulur.

Kurutmanın son aşamasında yapraklar 71 oC nin üstünde bir sıcaklığa uzun süre maruz kalırsa yanma meydana gelir. Serin ve rüzgarlı havalarda, zayıf izolasyonlu ambarlarda da yanma oluşur. Bundan dolayı uygun, iyi donanımlı ambar yanma problemini ortadan kaldırır.

 

Küçük lekeler: Sarartma fazında yapraklar üzerinde sıklıkla görülen küçük lekeler (weather fleck) güneş yanıklarına benzer. Weather fleck gibi lekeler, alt yapraklar üzerinde hüküm sürer. Kuruma sistemlerinin çoğunda ve ambarın bütün bölümlerinde bağıl nemin yüksek olması nedeniyle küçük lekeler olmasına rağmen doğal gaz kullanılan sistemlerde ambarın alt kısımlarındaki dizilerde daha sık görülmektedir.

Sebebi bilinmemekte, ancak weather fleck’e olan benzerlik hava kirliliğinin bir sonucu olarak izlenmektedir. Ambarda meydana gelen hava kirliliği yanma ürünlerinden kaynaklanır.

Yanma ürünlerinin tütünle doğrudan temas etmediği kurutma sistemlerinde çok az lekeler oluşur. Doğai akımlı kurutmada zayıf hava sirkülasyonu, ambarın aşırı yüklenmesi ve uygun olmayan vantilasyon koşulları, ambar içinde yanma ürünlerinin oluşmasına sebep olabilir.

Doğal gaz kullanıldığı zaman kullanılan gaz yakıtı diğer fuel yakıtına göre daha fazla nem içerdiğinden bağıl nemin artmasına ve hava sirkülasyonunun azalmasına neden olur ve bu sebepten bu tip lekeler meydana gelir.

Genelde bütün kurutma sistemlerinde bu tip lekeler meydana gelir.

Sarartma sırasında farklı bir leke veya beneklenme ortaya çıkar, bu lekenin genel görünüşü weather fleck’e benzer. Bu leke, siyah veya yeşil renkte olur. Bağıl neme bağlı olarak ortaya çıkar ancak lekeler weather fleck’ten daha küçük olur.

Bitki üzerindeki bütün yapraklarda bu lekeler görülebilir. Bu küçük lekeler, olgunlaşmamış alanlardır ve düşük sarartma sıcaklığında sarartılmaları zordur. 35-40.5 oC arasında sarartmada yapraklarda çok az veya hiç leke oluşmaz.

Bulk kurutma için kullanılan sıkı inşa edilmiş ambarlarda veya diğer ambarlarda ılık havada bu tip lekeler optimum sıcaklık sınırındaki sarartma ile en aza indirilebilir.

 

KURUTMA HASTALIKLARI

 

Pole rot (uç çürümesi): Flue-curing kurutma hastalıklarından en önemlisidir. Rhizopus arrhizus fungusunun meydana getirdiği bir hastalıktır.

Ambarın oldukça nemli, yavaş kuruyan alanlarında yaprakların ilmiklenmiş , bağlanmış kısımlarında görülür.

Yüksek bağıl nem ile 43 oC nin altındaki sıcaklıklarda ve sarartma fazı sırasında hastalık, gelişmeye çok uygundur. Bu hastalık ideal koşullar altında bile yavaş gelişir ve yayılır, miktarları önemsizdir.

Ambar içinde çerçeveler uygun olmayan biçimde yerleştirilmişse veya fazla yüklenmişse veya vantilatörler çok az açılmışsa veya olgunlaşmamış yapraklar yüzünden sarartma fazı süresi uzuyorsa sınırlı bir havalandırma ile yapraklar biraz zarar görebilir. Bu zarar nedeniyle çerçevelerden düşen yapraklar dizilerde çürümeye sebep olur.

Hastalık organizmalarının çoğu renk sabitleştirme ve kurutma fazının sonunda yaprak dokusu kuruduğu ve sıcaklık arttığı için tahrip olur. Enfeksiyon depodaki kuru yaprak yığınlarında koyu kahverengi veya renksizleşme biçiminde görülür ve yaprakların Pazar değerini düşürür.

Uç çürümesini önlemek, olgun yaprak hasadı yapılarak, ambarda uygun yükleme ve kurutma teknikleri uygulanarak ve ambar vantilatörleri gerektiği gibi açılarak sağlanır.

Bakteriyal çürüklük, Erwinia carotorara etmeninin sebep olduğu bir hastalıktır. Bu hastalık uç çürüklüğünden daha hızlı gelişir ve yayılır. Eğer sarartma koşulları, olgunlaşmamış yaprakların hasat edilmesi nedeniyle normal yapraklara göre daha uzun sürerse veya ambar fazla doldurulmuşsa ya da yetersiz havalandırma gibi diğer sebeplerle çürümeler olabilir ve yapraklarda aşırı kayıplar olur.

Ambar yapısının özellikleri, yaprakların olgunluğu, kurutma teknikleri ve ambar yüklemesi optimum koşullarda olduğu zaman uç çürüklüğü dışında bazı ciddi kayıplar söz konusu olabilir.

Bu durumda hastalık tarladan kaynaklanır ve yaprakların alt yüzünde ana damar üzerinde kahverengi renksizleşme olarak görülür. Organizma sap veya orta damardan girer.

Kurutma problemlerini uzaklaştırmak için hasat sırasında hastalıklı yapraklar ayrılır, kuruma işlemi çok yakından izlenir.

 

TAVLAMA (CASİNG)

 

Kurutmadan sonra kuru ve kırılgan yapraklar işlem sırasında parçalanırlar. Yapraklar nemlendirilerek yumuşak, eğilip bükülebilir duruma getirilmelidir. Bu işleme tavlama (casing) denir.

Geleneksel ambarlarda yaprakları tavlamak, bütün gece kapılar açık tutularak ve yapraklar havanın yüksek nemine bırakılarak yapılır. Bu işlem için birkaç gece gerekebilir. Bir önceki gece kazanılmış olan nemin kaybını önlemek için yağışlı havalar dışında bir tam gün boyunca vantilatörler ve kapılar kapalı tutulur.

Eğer ambarda yeterli genişlikte yer yoksa tavlama işlemi uzun süre devam eder, bilhassa zayıf tavlama havasında suni tavlama gerekebilir.

Bu amaç için buhar kullanılıyorsa fazla tavlama olmaması için dikkatli davranmalıdır. Yapraklar kırmızılaşabilir ve yaprak yığınlarında küf gelişmesi meydana gelebilir. Buhar ideal bir uygulama değildir çünkü çok kısa bir sürede çok fazla sıcaklık ve nem yaratılır.

Kullanılan en iyi metot, tütünler bütün bir gece minimum sıcaklık ve yeterli nemde tavlanmalarıdır. Nemin etkili olması için ince bir sis yaratılmalı ve sıcaklık yaklaşık 23 oC de tutulmalıdır. Tavlama için bu sıcaklık yeterlidir.

Yaprakların tavlanması, yaprakların parçalanıp dağılmasını önleyecek kadar neme ulaştığında ve aynı zamanda yaprak yığınlarında küf gelişmesine neden olmayacak derecede bir neme sahip olana kadar devam etmelidir.

Zorunlu hava tekniğinde ambarlarda tütünün doğal tavlanması için çok sıkı paketlenir, kapı ve vantilatörler çok az açılır. Ancak dış havayı ambar içine çekmek amacıyla fanlar kullanılabilir. Bazı suni tavlama formları zorunlu hava tekniğinde kullanılır. Özellikle bulk ambarları fazla doldurulduğu zaman kullanılır.

Suni koşullar daha az zaman alır ve zorunlu hava tekniğinde kullanılan ambarlarda geleneksel ambarlara göre daha üniform tavlama yapılır.

Yaprakların tavlanması ve ambardan uzaklaştırılması kurutma işleminden hemen sonra yapılmalıdır. Yapraklar ambarda uzun süre bırakılmaz çünkü kuruma ve hemen arkasından tavlamaya maruz kalan yapraklar bekletilirse doku kırmızılaşabilir.

 

İYİ BİR KURUTMA İÇİN;

 

-         Amaç, üniform bir üretim ile teknik olgunlukta ürün elde etmektir.

-         Alt eller (lugs) fazla olgun durumda kırılmalıdır.

-         Orta ve uç eller (cutter, middle, tip) normal olgunlukta kırılmalıdır.

-         Her bitkide alt ve orta ellerden (lug, cutter, middle) iki veya üç yaprak kırılmalı, son kırımda uç ellerden (tip) dört, beş yaprak kırılmalıdır.

-         Her bitki üzerinden aynı sap pozisyonunda bulunan yapraklar toplanmalıdır.

-         Yağışlı havalardan veya şiddetli yağmurlardan iki, üç gün sonra hasat yapılmalıdır.

-         Yapraklar zarar görmeden ve yaralanmadan dikkatle toplanmalıdır.

-         Her çerçevedeki yaprak sayısı ve her ambardaki çerçeve sayısı kırımlara, yaprak boyutuna ve hava koşullarına bağlı olmalıdır.

-         Ambarın alt ve üstündeki vantilatörler ile etkili bir havalandırma sağlanmalıdır.

-         Ambarın sağlam inşa edilmesine önem verilmelidir.

-         Kurutma sırasında sistem(dry-bulb termometre) ve tütün (wet-bulb termometre) sıcaklık ölçer kullanılmalıdır.

-         Kurutma sistemi sırasında uygulama koşulları dikkatle izlenmelidir.

-         Tütünlerin fazla kuruması engellenmelidir.

-         Kurumadan sonra tütünler hemen paketleme ambarına alınmalıdır.

 

ÖZET

Flue-curing kurutma işleminin aşamaları aşağıda özet olarak verilmiştir.

 

KONULAR

1-     Biyolojik değişmeler tamamlanıncaya kadar yaprağın canlılığını koruması (sarartma fazı )

2-     Yaprağın nemi alınarak biyokimyasal aktivitesinin engellenmesi (yaprak kurutma fazı)

3-     Yaprak kalitesini korumak (damar kurutma fazı)

 

HAVA VE NEM

1-     hava sıcaklığını yükselterek daha hızlı kuruma sağlamak

2-     Sabit bağıl nemde 32.4oC sıcaklıkta 23.5 oC sıcaklığa göre havanın nem kapasitesi daha fazla olacaktır.

3-     Yüksek bağıl nem derecesinde sistem ve tütün iç sıcaklıkları yakın olacaktır.

SÜREKLİ İZLENMESİ GEREKLİ ARAÇLAR

1-     Hava sıcaklığı (dry-bulb)

2-     Hava nemi ve tütün iç sıcaklığı (wet-bulb)

3-     Hava hareketi ( vantilatörler)

 

GENEL KURUMA BİLGİLERİ

1-     Renk sabitleşme süresi çeşitlere göre farklılık gösterir.

2-     Başlangıç sıcaklığı ambarın dışındaki çevre havasının sıcaklığından 5 derece fazla olmalıdır.

3-     Sarartma fazı sırasında nem kontrolu anahtar olmalıdır.

4-     Temiz yapraklarda daha hızlı ve arzu edilen renk elde edilir.

5-     Sarartma fazında yaprağın sararıncaya kadar elverişli neme ihtiyacı vardır.

 

SARARTMA FAZI

1- Time:           20-60 saar

4-     sıcaklık sınırı: 25.7-32.4 oC

5-     Wet-bulb: Dry-vbulb derecesinden 2-6 derece aşağısı

6-     Ambar kapakları: kapalı veya çok az açık

7-     Nem: renklenme için çok önemli

 

SOLDURMA

1- Sıcaklık artışı:

 

 

METRİK DEĞERLER

 

UZUNLUK

inch = 2.54 cm             milimetre = 0.039 inch

foot = 0.3048 m                     santimetre = 0.394 inch

yard = 0.914 m                       desimetre = 3.937 inch

mile = 1.609 km                     metre         = 3.28 ft

                                               kilometre   = 0.621 mile

ALAN

square inch = 6.452 cm2                      cm2 = 0.155 sq.in.

square foot = 0.093 m2                        m2 =   1.196 sq.yd.

square yard = 0.836 m2                              km2 = 0.386 sq. mile

square mile = 2.59 km2                        ha   = 2.471 ac                                 

acre           = 0.405 ha

 

HACIM (KATI)

Cubic inch = 16.387 cm3                    cm3 = 0.061 cu. İn.

Cubic foot = 0.028 m3                        m3 = 31.338 cu.ft.

Cubic yard = 0.765 m3                       hektolitre = 2.8 bu

Bushel = 36.368 litre                           m3 = 1.308 cu.yd.

Board foot = 0.0024 m3                    

 

HACIM (SIVI)

Fluid ounce = 28.412 mı                      litre = 35.2 fluid oz.

Pint = 0.568 litre                                 hektolitre = 22 gal

Gallon = 4.546 litre                            

AĞIRLIK

Ounce = 28.349 g                              

Pound = 453.592 g

Ton = 0.907 tonne

 

SICAKLIK

Santigrat = (a*8) /10                           santigrat = (a*18/10) + 32

 

reomur = (b*10) /8                             reomur = (b+18 /8) +32

 

fahrenhayt = (c-32)*10 / 18                fahrenhayt = (c-32)*8 / 18

 

 

 

 

Flue-curing

E.K.Walker and L.S.Vickery.

Research Station Delhı, Ontario, 1974.