Yard. Doç. Dr. Gülden YAZAN
Ziraat Yüksek Mühendisi
Uzman Tarım Danışmanı

Sertifika No: 209-151

(0536) 218 87 03

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Tütün Sözlüğü

E

EARTHY : Bazı depolama koşulları nedeniyle yaprakların zarar görmeden topraksı koku almaları.

ECOLOGY : Ekoloji. Canlı ve yaşadığı çevre arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalı.

ELASTICITY : Yaprağın kırılmadan esneme yeteneği. Esneklik yeteneği yüksek yaprakların dolguluk yeteneği ve içim kalitesi yüksek olur.

ENTOMOLOGY : Böcek bilimi.

EQUILIBRIUM MOISTURE CONTENT : Denge nemi. ` oransal nem ve 24 oC de tütünlerin nem miktarı.

EROSION : Toprak aşınması, erozyon, yağmur, sel, dalga, rüzgar vs. ile toprak tabakasının kaybolması.

EROSION CONTROL : Toprak aşınmasının kontrolu.

ETCH : Mozaik’e benzer tütün virus hastalığıdır. Hafif yapılı, yeşil renkli üst yapraklarda benekler oluşturur.

ETHREL : Olgunlaştırma etmeni veya bitki büyüme düzenleyicisidir. Tütün yaprakalrı maksimum kuru ağırlık kazandıktan sonra sarartma için kullanılır. Etken maddesi 2-kloretilfosfonik asittir.

EXPANSION : Tütün şeritlerinin hacmının artmasını sağlayan bir yöntem. Dolguluk gücünün artmasına sebep olur.

EXTENSION SERVICE : Üreticilere daha ekonomik ve metotlu çalışmayı öğreten, kırsal bölgelerin gelişmesini sağlayan ve eğitimin yükselmesine çalışan tarımsal yayım servisi.

EXTRUDED TOBACCO : Baskıda tütün dengi. Dengin alt ve üst kısmına tahta kontrplak yerleştirilir ve sentetik bir örtü ile sarılır. Tütün denklerinin naklini kolaylaştırmak için uygulanır. Depolama ve olgunlaşma için büyük fıçılara yerleştirilir.

F

FALLOW : Dinlendirilmiş toprak.

FARM : Çiftlik.

FARMER : Çiftçi.

FARM MANAGEMENT : Çiftlik yönetimi.

FEEDER : İşleme hattına belirli bir hızda materyali eklemek için depo ile taşıyıcıyı birleştiren düzenek.

FERMENTATION : Terletme. Çoğunlukla puroluk tütünlere uygulanır. Başlangıç nemi P’nin üzerindeki terletme ile sıcaklık artar ve -20 kuru madde kaybı meydana gelir. Fermentasyon şiddetlidir. Bu işlemin tersi Ageing veya olgunlaşmadır.

FERTILE : Verimli.

FERTILITY : Verimlilik.

FERTILIZATION : Gübreleme.

FERTILIZER : Suni gübre.

FIELD : Tarla.

FIELD CAPACITY : Tarla kapasitesi. İyi süzülen bir toprakta suyun fazlası süzüldükten sonra kalan su miktarı.

FIELD CROPS : Tarla bitkileri.

FILLER : Dolgulu tütün. Harmanlanmış, kutulanmış, kıyılmış ve lezzet ürünleri katılmış sigara yapımına hazır tütün.

FILLING POWER : Dolguluk yeteneği. Belirli bir nem içeriğine sahip tütünün sigara çubuğunu doldurma kapasitesi.

FILTER : Filtre. Kağıt, pamuk, mantar, silis, lületaşı, selüloz asetat,vb. gibi hava geçirgen her türlü materyal sigaranın ucuna yerleştirilir. En yaygın kullanılan kağıt ve selüloz asetattır ve aktif kömür ile birlikte kullanılır. Kağıt ve selüloz asetat katı fazı azaltan yönde etki yapar. Aktif kömür, dumanın gaz fazının bir kısmını adsorblar. Filtreler farklı yoğunlukta, ölçütlerde ve şekillerde imal edilirler.

FILTER EFFICIENTLY : Filtre etkisi. Filtre materyali tarafından geri alınan duman bileşenlerinin yüzde miktarı.

FILTER PAPER : Filtre kağıdı, süzgeç kağıdı.

FILTER STRIP : Filtre şeridi.

FINE EARTH : İnce toprak.

FINES : İmalat sırasında ortaya çıkan 50 mesh’lik elekten geçen tütün kırıntıları.

FIRE-HOLDING CAPACITY : Ateş tutma yeteneği.  Alevsiz kızıl derecede yanan tütün yaprağının yanma süresi. Ateş tutma yeteneği fiziksel (doku, nem, gözeneklilik) ve kimyasal (sülfür, mağnezyum, azot, klor, potasyum) faktörlerden etkilenir. “Kızıl süre”de denir.

FIXING : Sabitleşme fazı. Isıtmalı kurutma ve ateşte kurutma tekniklerinin kurutma aşamasının ikinci fazıdır. Daha sonra sarartma fazı başlar ve yaprak rengi sabitleştirilir.

FLAVOR : Tat, lezzet, çeşni vermek. Tütün dumanının ağızda bıraktığı tat, koku, sertlik, pürüzlülü, yakarlık, serinlik, keskinlik ve yumuşaklık duyumlarının kombinasyonunun verdiği etki.

FLEA BEETLE : Epitrix hirtipennis; Tütün piresi. Yaprakları yiyerek küçük delikler açan böcek türü.

FLUE-CURED TOBACCO : Ticari anlamda açık renkli ve Virginia tütünleri için kullanılır. Flue-cured tütün yaprakları sarı veya portakal-sarı renktedirler. Flue-cured tütün tatlı bir aromaya ve oldukça asidik tada sahiptir. Şeker içeriği yüksek, azotlu maddeler, asitler ve nikotin içeriği düşüktür. Şeker içeriğinin duman özelliklerini düzenleyici etkisi sebebiyle Burley ve Maryland tütünleri ile oldukça iyi harman oluşturur.

FLYINGS : Burley ve Flue-cured tütün bitkilerinin en alt yaprakları. Bitkinin en ince dokulu, en yumuşak içimli ve doldurma kapasitesi ve içim nitelikleri en yüksek yapraklarıdır.

FOOT : Ayak, ölçü birimi (30,479 cm).

FORCED AGEING : Suni olgunlaştırma. Olgunlaştırma işlemi ile kimyasal değişmelerin hızlandırılması. Suni olgunlaştırma kontrollu çevre koşulları altında yapılır. “Suni terletme” de denir.

FRAGILITY : Kırılganlık,  gevreklik niteliği. Kırılma direnci.

FREE BURNING RATE : Serbest yanma hızı.

FREEZE-DRIED TOBACCO : Su ile nemlendirilen tütünlerin dondurulması ve vakum altında kurutulması ile şişirilmiş tütün elde edilmesi.

FRENCHING  : Toprak patojenlerinin sebep olduğu ve genelde Mozaik hastalığı ile karıştırılan bir hastalık. Yapraklar daralır, kalınlaşır, kırılganlaşır ve sertleşir.

FROG EYE : Cercospora nicotianae; Kurbağalanma, ambar lekesi. Olgunlaşmış tütün yapraklarında küçük lekeler oluşturan bir hastalık.

FUMIGANTS : Zararlı böcekleri öldüren gazlar.

FUMIGATION : 1)Tütsüleme, islendirme. Ateşte kurutulan Latakia tütünlerine uygulanan islendirme işlemi. 2) Gaz ile dezenfekte etme.

FUNGICIDES : Küf ve mantarları yok eden tarımsal ilaçlar.

FUNGUS : Küf veya mantarların ortak adı.

G

GALLED SPOTS : Arazide çorak noktalar.

GAS PHASE : Sigara dumanının Cambridge filtresinden geçen gaz fazı. Oksijen, karbonmonoksit, azot, karbondioksit, metan, etan, bütan ve düşük kaynama derecesinde hidrokarbonlar, alkoller, esterler, karboniller, fenoller vb. gibi uçucu ve uçucu olmayan gazlardan oluşur.

GENE : Kalıtım birimi.

GENOM : Koromozom seti.

GENOTYPE : Çeşit özelliği.

GENUS : Cins.

GERMINATE : Çimlenme, filizlenme.

GLANDULAR HAIR : Yaprak tüycükleri, salgılı veya salgısız tüyler.

GRADE : Derece, sınıf.

GRADING : Derecelere ayırmak, sınıflandırmak.  Kuru tütün yapraklarının yapı, renk ve zarar görme veya lekelenme durumuna göre derecelenmesi. Amerika Birleşik Devletlerinde Flue-curing tütünlerde 172 resmi derecelendirme vardır.

GRANULATORS : Kabarcıklılık, yaprak yüzeyinin pürüzlülüğü. Burley ve Flue-cured bitkilerin en alt yapraklarında yapılan bir derecelendirme.

GRANVILLE WILT : Pseudomonas solanacearum; Bakteriyal solgunluk hastalığı. Yapraklarda solgunlaşma, cüceleşme ve bodurluk oluşur.

GRASS : Çayır otu.

GREEN CASTE : Hasat edilen olgunlaşmış yaprakların hızlı kurutulması ile elde edilen tütün. Bu tütünlerin tatlanma yetenekleri yüksektir.

GREENHOUSE : Sera.

GREEN JUNE BEETLE : Cotinis nitida; Fidelik döneminde zarar veren bir böcektir. Larvaları fidelerin kökünü koparır, delik açar.

GREEN LEAF : 1) Henüz kurutulmamış yeşil yaprak.
                       2) Teknik olgunluğa ulaşmadan hasat edilen yaprak. Bu yapraklar niteliksiz, kuru ot gibi olur.

GREEN MANURE : Yeşil gübre. Toprakla beraber gübre diye sürülen yeşil otlar.

GREEN SCUM : Yosunlaşma. Fidelik yüzeyinde yosun gelişmesi şeklinde kendini gösteren bir fidelik hastalığı.

GREEN TIPS : Flue-cured tütün bitkisinin en üst uç yaprakları.

GREEN WEIGHT : Kurutmadan önce yeşil ağırlık.

GREY TOBACCO : Gri renkte flue-cured tütünü. Flue-cured tütünlerin bilinen limon ve portakal sarı yaprak rengine göre  oldukça açık ve zayıf bir renge sahiptir. Gri renk bir çeşit özelliğidir. Gri tütünlerin yanması zayıftır.

GROUND WATER : Taban suyu.

GROWING SEASON : Tarla bitkilerinin yetişme dönemi.

GUMMY : Yapışkanlık. Azot içeriği yüksek olan yapraklar dokunulduğunda yapışkanlık hissi verir.

 

H

HABITAT : Canlıların doğal ortamı.

HAIL : Dolu.

HAND : 1) Bir bitki üstünde benzer niteliklere sahip birbirine yakın birkaç yapraktan oluşan yaprak gurubu, el.
            2) Aynı kalitede 5-25 adet kurutulmuş tütün yaprağının bağlanmasıyla oluşturulan demet.

HARROW : Tırmık.

HARVEST : Tütün hasadı, kırım.

HAY : Kuru ot.

HEAT : Sıcaklık, ısı.

HERBICIDE : Yabancı otları yok etmek için kullanılan tarımsal ilaçlar.

HEREDITY : Kalıtım.

HOE : Çapa.

HOGSHEAD : Tütünleri depolamak ve olgunlaştırmak için kullanılan büyük ahşap fıçılar. Boyutları çeşitli olmakla birlikte genelde 1,2 m çapında ve yüksekliğinde ve yaklaşık 500 kg yaprak kapasitesine sahiptir.

HOLLOW STALK : Erwinia aroideae; Tütün bitkisinde tepe kırma ve filiz alma safhasından sonra özellikle bulutlu ve rutubetli havalarda zarar yapan bir bakteri hastalığıdır.

HOMOGENIZED LEAF CURING : Homojen bir çamur içinde istenen kimyasal değişmelerin yapıldığı hızlandırılmış bir tütün kurutma yöntemidir. Homojen çamur daha sonra kurutularak folyo tütün haline getirilir. Bu işlemin üç aşaması vardır; homojen çamur oluşturma, bekletme, suyu geri alma.

HORNWORM : Protoparce sexta; Boynuzlu kurtçuk. Tütünün yetiştiği her dönemde büyük tahribata yol açan en zararlı böceklerden biridir.

HOST : Konukçu.

HOTBED : Sıcak yastık.

HOT TOBACCO : Fermentasyona henüz başlamış çok nemli tütün yığını.

HUMECTANTS : Nem düzenleyici unsurlar. Hümektanlar.

HUMIDITY : Rutubet, nem.

HUMUS : Toprakta çürümüş organik madde.

HYBRID : Melez tür.

HYBRIDIZATION : Melezleştirme.

HYGROSCOPY : Havanın rutubetinin değişmesinin ölçülmesi.

HYGROSCOBIC AGENTS : Hümektan maddeler. Tütünde nem ve yumuşaklığı düzenlemek için ilave edilen gliserin, dietilen glikol, trietilen glikol, propilen glikol, elma şurubu gibi unsurlar.